Âşk bizi affetsin…

“gayb olmak isterken tevazu nağmelerinde
pusuya düştük süm’a hengamelerinde”

derdimiz hicranın kara telleriyle
girift kaneviçeler ördüğü peçeli gecelerde
dil, dil’e “rana” dediğinden çarşafımızı attık
pişman olduk !

yamalı çaputlara da razıyız lakin…
kara olsun…

tûti gibi söyleyip kendimizi dinlediğimiz
baykuşların ağıt yaktığı sızlayan gecelerde
peltek kanarya bize “şakı” dediğinden nara attık
pişman olduk !
lal dillere de de razıyız lakin…
mahcub olsun…

divit’in harflerini istişare ettiğimiz
beyitlerin kafiyelerini aradığı karanlık gecelerde
kağıt mürekkebe “beyza” dediğinden okka kırdık
pişman olduk !
çatlak taslara da razıyız lakin…
derin olsun…
bir yangının ısıcaklığıyla uyuduğumuz
alevin harlandığı ülüzgarlı gecelerde
riya bize “kül oldun” dediğinden ona kul kesildik
pişman olduk !

bir kıvılcıma da razıyız lakin…
afüvv olsun…
âşk’ın şulesine…
zilletvari…

divitDEDE

Sana(cc) nereden ulaşacağız?

Bilmezdim
Ab-ı hayat sen ile mevtte imiş…
Ölmezdim…
Ab-ı hayat sen ile cezbde imiş…

***
Sana(cc) nereden ulaşacağız
hep dillerin mahcubane kabullendiği
parantez içlerine sığdırılan ünvanını
duyupta
“seviyoruz ama…âşık olamadık…. !”
deyeceğiz…

Sana(cc) nereden ulaşacağız
erimeyen karlara inat güneşi kavuran
kainata sığdırılmaya çalışılan ateşini
hissedipte
“yanıyoruz ama…kül olamadık….!”
deyeceğiz…

Sana(cc) nereden ulaşacağız
şarap diye inleyenlere inat dönen
zerratı sarhoş eden sem’aını
çerh eyleyipte
“dönüyoruz ama…pervane olamadık…!”
deyeceğiz…

Sana(cc) nerden ulaşacağız
“belki gölgeme anlatabilirim” deyip
mumun baştacı ettiği al rengi şulene
bakıpta
“amâ değiliz ama…gören olamadık..!”
deyeceğiz….

Sana(cc) nereden ulaşacağız
kat kat irin kaplı nikabın ardından
gönüllere kafesini kırdıran cazibeni
hissedipte
“mevt olduk ama…CEZB olamadık…!”
deyeceğiz…

Parentezlerden kurtulacak
Celle Celaluhu sıfatının hatırına…

âşuk olamadan
emsalsiz ateşinle yanmadan
kül olamadan
sem’anla meyhor kalmadan
pervane olamadan
şulene amâ gibi bakmadan
gören olamadan

CEZBİNİ TADMADAN
MEVTİNE VARMADAN..
.
er-rica !
Sultanım…