
“gayb olmak isterken tevazu nağmelerinde
pusuya düştük süm’a hengamelerinde”
derdimiz hicranın kara telleriyle
girift kaneviçeler ördüğü peçeli gecelerde
dil, dil’e “rana” dediğinden çarşafımızı attık
pişman olduk !
yamalı çaputlara da razıyız lakin…
kara olsun…
tûti gibi söyleyip kendimizi dinlediğimiz
baykuşların ağıt yaktığı sızlayan gecelerde
peltek kanarya bize “şakı” dediğinden nara attık
pişman olduk !
lal dillere de de razıyız lakin…
mahcub olsun…
divit’in harflerini istişare ettiğimiz
beyitlerin kafiyelerini aradığı karanlık gecelerde
kağıt mürekkebe “beyza” dediğinden okka kırdık
pişman olduk !
çatlak taslara da razıyız lakin…
derin olsun…
bir yangının ısıcaklığıyla uyuduğumuz
alevin harlandığı ülüzgarlı gecelerde
riya bize “kül oldun” dediğinden ona kul kesildik
pişman olduk !
bir kıvılcıma da razıyız lakin…
afüvv olsun…
âşk’ın şulesine…
zilletvari…
divitDEDE