İnleyen Bir Nâyım

 Bir hicran hülasası olarak ulu çınarların gölgesinden ancak bu gün kurtulabilmiş saygıdeğer bir dimağ engin bir yürek…Leylâ Hânım…Bu şiiri O’nun hicranının, hasretinin geniş özeti niteliğinde.

Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!
Umardım hep cemâl-i pâkinden teceİlîler,
Bak şimdi; firaka sezayım Yâ Resûlallâh!

İnlerken nây-ı kalbim ümîd-i feyzinîı; dâim,
Cürmümle o demde cüdayım Yâ Resûlallâh!
Saçılır iklİm-i pâkinden âleme rahmet,
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resîlallâh!

Ne şevkti tüterken bûyun herdem seherlerde,

Ya şimdi, inleyen bir nâyım Ya Resûiallâh!
Kabul kıl mücrimi, kovma kapmdan ne olur!
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resülaüâh!

Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Bittim billahi; pür şekvayım Yâ ResBIallâh!
Günah bana yaraşmaz, doğru… Af sanin sânın
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh

Leylâ Hânım

bizde aşk-ı reng değişiktir…

Ramazan ayı bu yıl da geldi yine;
Vurdu bukağıyı aklın bileğine;

Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari
Ramazanı Şevval sansınlar bu sene.
Hayyam
***
muhibbim..
yarıdan sonrası görünmez olmuş gözlerine
gören aklına inat bu kör hissiyat
sen kurban değilsin bu hissiyatına
ya sen alim ya ben cahil…
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin biz de aşk-ı reng değişiktir !

muhibbim
idrakimiz bizim ahiri vel evvel
lakin rengi şerabın değişiktir
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin biz de aşk-ı reng değişiktir !

muhibbim
velhasılıkelam
aylar gelip geçsede ömürden
biz de meyhor idik senin gibi söğüt gölgesinde
ne vuhuşu tasavvur ne beşeri şemal
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin bizde aşk-ı reng değişiktir !

Tanrım, hayır şer kaygısndan kurtar beni;
Kendimden geçir, seninle doldur içimi
Aklım ayıramıyor iyiyi kötüden
Sarhoş et bari ne kötü kalsın, ne iyi.

hayyam

 

Bir camiide cem edeyim ki öyle

Şarap imam olsun ben müezzin

Başlıksız …

yangın dediğin neymiş meğer öyle
cihana değse külliyat aman beklermiş
o arz-uarşa sığmayan kudret mi böyle
kül edermiş külü bile yok edemezmiş

daha ne kadar yanalım be Sultanım
er-ricah !

Benim halimden haber sorarsan,
Bir çift sözüm var sana, yürekten:
Sevginle gireceğim toprağa,
Sevginle çıkacağım topraktan.


ya oyun ya son…

son sancılarımızdayız artık
son son canımız acıyacak ahali
belki anarız hatıraları son son
belki vakit kalmaz artık
zira bu oyun çok hileli
belki başlangıçtır belki son
ya oyun
ya son

çok aldandık
etekler pileli
kırmızı mayon
herşeyin oyun
çok aldandık
yılların çileli
ya oyun
ya son

ve saire gelmeden
ve şiire veda
sende mi kandırdın bizi ne
ne ses ne sada
bu ne bi-vefa gitmeden
bir mısraya sattın mı bizi ne
sana da veda
ya oyun
ya son

ve kadim dostum
muhterem şarap
evvelin gam
ahirin ya Rab
senin gibi mi sonun
bir söz de ne yapsam
ses yok mu şarap
geldi mi sonun
ya oyun
ya son

sair demeden zahir
sen gelirsin aralardan
adını sona saklasam
lakin bitti dahi bahir
rubai mısralardan
veda şarkıları okusam
bu son bir zehir
ya oyun
ya son !

ve sair
ömür bitsin
yazamadıklarım
affetsin
“ömür” desin “zahir”
unutamadıklarım
sensin
eyvallah…
esselam..
ya oyun
ya son !

Sivrisinek

“Şüphesiz Allah, bir sivrisineği de, ondan üstün olanı da, (herhangi bir şeyi) örnek vermekten çekinmez. Böylece iman edenler, kuşkusuz bunun Rablerinden gelen bir gerçek olduğunu bilirler; inkâr edenler ise, “Allah, bu örnekle neyi amaçlamış?” derler. (Oysa Allah,) Bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete erdirir. Ancak O, fasıklardan başkasını saptırmaz. (Bakara Suresi, 26)”

 Kimisi mana bulamaz alemde
Kimisi hala sivrisinekte