işte böyle…
Bahar geldi kainat boyandı rengareng
Gayrı ahlakın miğferini çıkarmak gerek
Sokaklara düşsün üryan pür alem-i beşer
Merva yanıltmadan bize yanılgı düşer
Bırakın arabın çirkef bezlerini atın kenara
Zinhar cürmün sıcağı işlemez karalara
İster semavat akıtmasın rahmetin katresini
Biz baş tacı eyledik salyalanın şebnemini
Bağırmasın boşuna yakmasın kendini rad
Tamahkar nefsimiz tanımaz gayrı serhad
Görmeyiz hikmeti be’de işitmeyiz makam
Bedenlere ram olduk, göz âmâ, kulak asamm
Minarelerden yükselmesin yerlere düşsün ezan
Bilmeyiz erşed-u ekber yetimdir bizde izan
Anılmasın nam-ı celil şehbal açmasın arzda
Avaz sonbahar kıldı reng-i lâl kalmadı yazda
Tanımayız ne cennet ne cehennem ne ahiret
Mahşeri bilmeyiz gayrı tek dostumuz rezalet !
işte böyle…
…
der olduk…
dert olduk..
Divit Dede
(17/haziran/07)
remlae demiş ki,
Haziran 19, 2007 4:51 am
Sizin şiirlerinizi okudukça tekrar tekrar hayıflanıyorum benzer kelimelerle seslenemediğim için.. Çok yazık diyorum sonra da.. Biliyorum, her geldiğimde buna benzer cümleler karalayıp gidiyorum ama buraya gelip sizi okuduğumu bilmenizde fayda var diyorum:)
divit demiş ki,
Haziran 19, 2007 4:25 pm
mecmualara kaldı ahvali beyanat
ahvalimizi duyacaklar duymaz heyhat…
ne mai ne siyah ne kara ne sıfır…
ne zayi ne salah ne yara ne sıfır…
denk üçgenler gibi beşer
ortağımız sıfır…