Sevgili muhabbet kardeşlerim ve muhterem arkadaşlar.Aylarca Divit yazdı biz efendi kesildik.Sizi de riyakar duygularımıza hapsettik.
Artık yazamaycağım…Huzurunuzdan ayrılırken helalliklerinizi rica ediyorum…
Esselamun Alekyum…
(divit)
Temmuz 1, 2007 10:09 pm (Kategorisiz)
Sevgili muhabbet kardeşlerim ve muhterem arkadaşlar.Aylarca Divit yazdı biz efendi kesildik.Sizi de riyakar duygularımıza hapsettik.
Artık yazamaycağım…Huzurunuzdan ayrılırken helalliklerinizi rica ediyorum…
Esselamun Alekyum…
(divit)
Haziran 21, 2007 9:57 am (Zilletvari)
Cep delik cepken delik lakin ciğer süzgeçten beter.Celallerden daha çok sinelere iştiyak arzusu veren Cemal’inize; tespihle,postla, seccadeyle kanmak isteyenlere ibret olsun Celle Celaluh, ibret olsun diye bana şarap içinde dahi nûrunuzu hissettiriniz…
Siz(Gafururrahiym)’i zerrelerde arayanlara,zümrelerde bulamayanlara, bulma yoluna giremeyenlere bir damla şarapta da olsa kemallere idrak nedir öğreten tadınızı öğretiniz…
Siz(Celle Celaluhu)’i kilisede,sinagoglarda arayanlara dahi fırsat veriniz.Ve camiilerde lebaleb arayanlara da, diğerleri için hidayet nazarıyla bakma hidayetini sağlayınız…
Meyhanelerde beşeriyete kanmak arzusundan kurtulacak derecede kaynama noktasına gelen fakat içtimai mahcubiyetinin kurbanı olanlara lütfen, şu sanat şahikası üzümlerin tatlı suyu hürmetine; mezelerin acısını sindirmeye çalıştığı şurupların acısıyla değil, doğduğu günden beri var olan fakat hissedemediği hicran acısıyla yanmağa vardırınız…
Siz(Rahmanurrahiym)’i beytinizde görme şerefini sonsuz bağlılık zarureti olarak gören gaflet mümessillerinin kafasını bir kolanyağı şişesinde dönüdürerek döndürerek gerçek Siz(Doğruların en doğrusunu)’i sema’ etmesine fırsat veriniz…
Başta beni… Alemlerin Sahibi başta beni.Keremine ilmin yetmediği Alim(Kahhar) başta beni ve tüm beşeriyeti çizdiğiniz yollarda, sarhoş ama dimdik, meyhor ama dümdüz giden şaşmazlardan eyleyiniz…
Bize bu karanlık dünyada “İsra” fikriyatı içinde istikametler gösteriniz. Aydınlık huzurunuza vardığımızda da Siz(Hüsn)’i karanlıklarda sevdiğimizin üstünde kendinizi sevdiriniz…
Ey Cânların Safası, “Sen” demeye dillerin hicab eylediği Ebedülâbâd… Adımız Meyhor idi.Ayyaş’a çıksın adımız ama omuzlarımızdaki kitapların kabında Aşık yazsın…
Dua…
Haziran 17, 2007 9:34 pm (Divan)
işte böyle…
Bahar geldi kainat boyandı rengareng
Gayrı ahlakın miğferini çıkarmak gerek
Sokaklara düşsün üryan pür alem-i beşer
Merva yanıltmadan bize yanılgı düşer
Bırakın arabın çirkef bezlerini atın kenara
Zinhar cürmün sıcağı işlemez karalara
İster semavat akıtmasın rahmetin katresini
Biz baş tacı eyledik salyalanın şebnemini
Bağırmasın boşuna yakmasın kendini rad
Tamahkar nefsimiz tanımaz gayrı serhad
Görmeyiz hikmeti be’de işitmeyiz makam
Bedenlere ram olduk, göz âmâ, kulak asamm
Minarelerden yükselmesin yerlere düşsün ezan
Bilmeyiz erşed-u ekber yetimdir bizde izan
Anılmasın nam-ı celil şehbal açmasın arzda
Avaz sonbahar kıldı reng-i lâl kalmadı yazda
Tanımayız ne cennet ne cehennem ne ahiret
Mahşeri bilmeyiz gayrı tek dostumuz rezalet !
işte böyle…
…
der olduk…
dert olduk..
Divit Dede
(17/haziran/07)
Haziran 13, 2007 2:34 pm (Hülasa)
Bir hicran hülasası olarak ulu çınarların gölgesinden ancak bu gün kurtulabilmiş saygıdeğer bir dimağ engin bir yürek…Leylâ Hânım…Bu şiiri O’nun hicranının, hasretinin geniş özeti niteliğinde.
Derd-i isyana müptelâyım Yâ Resûlallâh!
Kapında bir bahtı karayım Yâ Resûlallâh!
Umardım hep cemâl-i pâkinden teceİlîler,
Bak şimdi; firaka sezayım Yâ Resûlallâh!
İnlerken nây-ı kalbim ümîd-i feyzinîı; dâim,
Cürmümle o demde cüdayım Yâ Resûlallâh!
Saçılır iklİm-i pâkinden âleme rahmet,
Ben neden kuruyup solayım Yâ Resîlallâh!
Ne şevkti tüterken bûyun herdem seherlerde,
Ya şimdi, inleyen bir nâyım Ya Resûiallâh!
Kabul kıl mücrimi, kovma kapmdan ne olur!
Kovarsan kime sızlanayım Yâ Resülaüâh!
Yanmışım isyanla, yakma hicranla Ey Nebî!
Bittim billahi; pür şekvayım Yâ ResBIallâh!
Günah bana yaraşmaz, doğru… Af sanin sânın
Sen varken kime dert yanayım Yâ Resûlallâh
Leylâ Hânım
Haziran 13, 2007 10:25 am (Hüsn-ü Aşk)

“gayb olmak isterken tevazu nağmelerinde
pusuya düştük süm’a hengamelerinde”
divitDEDE
Haziran 13, 2007 10:23 am (Hülasa)
Ramazan ayı bu yıl da geldi yine;
Vurdu bukağıyı aklın bileğine;
Tanrım bu halka bir gaflet ver de bari
Ramazanı Şevval sansınlar bu sene.
Hayyam
***
muhibbim..
yarıdan sonrası görünmez olmuş gözlerine
gören aklına inat bu kör hissiyat
sen kurban değilsin bu hissiyatına
ya sen alim ya ben cahil…
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin biz de aşk-ı reng değişiktir !
muhibbim
idrakimiz bizim ahiri vel evvel
lakin rengi şerabın değişiktir
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin biz de aşk-ı reng değişiktir !
muhibbim
velhasılıkelam
aylar gelip geçsede ömürden
biz de meyhor idik senin gibi söğüt gölgesinde
ne vuhuşu tasavvur ne beşeri şemal
bizde ramazan bilmezdik vû şevval
lakin bizde aşk-ı reng değişiktir !
Haziran 13, 2007 10:22 am (Hüsn-ü Aşk)
Bilmezdim
Ab-ı hayat sen ile mevtte imiş…
Ölmezdim…
Ab-ı hayat sen ile cezbde imiş…
***
Sana(cc) nereden ulaşacağız
hep dillerin mahcubane kabullendiği
parantez içlerine sığdırılan ünvanını
duyupta
“seviyoruz ama…âşık olamadık…. !”
deyeceğiz…
Sana(cc) nereden ulaşacağız
erimeyen karlara inat güneşi kavuran
kainata sığdırılmaya çalışılan ateşini
hissedipte
“yanıyoruz ama…kül olamadık….!”
deyeceğiz…
Sana(cc) nereden ulaşacağız
şarap diye inleyenlere inat dönen
zerratı sarhoş eden sem’aını
çerh eyleyipte
“dönüyoruz ama…pervane olamadık…!”
deyeceğiz…
Sana(cc) nerden ulaşacağız
“belki gölgeme anlatabilirim” deyip
mumun baştacı ettiği al rengi şulene
bakıpta
“amâ değiliz ama…gören olamadık..!”
deyeceğiz….
Sana(cc) nereden ulaşacağız
kat kat irin kaplı nikabın ardından
gönüllere kafesini kırdıran cazibeni
hissedipte
“mevt olduk ama…CEZB olamadık…!”
deyeceğiz…
Parentezlerden kurtulacak
Celle Celaluhu sıfatının hatırına…
âşuk olamadan
emsalsiz ateşinle yanmadan
kül olamadan
sem’anla meyhor kalmadan
pervane olamadan
şulene amâ gibi bakmadan
gören olamadan
CEZBİNİ TADMADAN
MEVTİNE VARMADAN..
.
er-rica !
Sultanım…
Haziran 13, 2007 10:20 am (Hicran Geceleri)

Geceler bize yâr oldu…
gecenin bu vakti…
bir ben uyanığım…
bir de…
Alim’î şeb-i yelda…
“işte sor” diyecek kadar cüretkar değil
lakin cürete boyun eğecek kadar mahcubane de
hicabhanede
geceler gibi kapkaranlık
lakin yine geceler gibi aydınlığı bekleyen de
“geceler kaç saat bilirim” diyecek kadar zillet değil
lakin zillete el pençe divan durduracak kadar rezil de
zillethanede
geceler gibi karanlık
lakin yine geceler gibi aydınlığı bekleyen de
Geceler bize yâr oldu
gecenin bu vakti
bir ben yanığım…
bir de…
Alim’î şeb-i yelda…
saat 3:01….
Haziran 13, 2007 10:16 am (Hicran Geceleri)

Sorma rengim niçin al’dır varak-ı beyza
Ki Divit rahnedar çehre-i pak’inden.
***
hallerimi sorma
yine gurub göründü
bir oyunun ortasındayız !
derler…
tebessüm…
geçer…
hallerimi sorma
yine divit kırmızı yazıyor
bir deryanın ortasındayız !
derler…
tebessüm…
geçer…
hallerimi sorma
yine kulaklar sağırlaştı
bir alemin içindeyiz !
derler…
tebessüm…
geçer…
hallerimi sorma
yine mahcubane kaldı beden
bir zilletin kalbindeyiz !
derler…
tebessüm…
geçer…
hallerimi sorma
yine akmaz düştü katre
bir çölün zerratındayız !
derler…
tebessüm…
geçer…
hallerimi sorma
yine çerağ sandı kendini kalb
bir ataşın kırmızısındayız !
derler…
tebessüm…
göçer…
Haziran 13, 2007 9:58 am (Divan)

divitDEDE